ALTIN 213,7620
DOLAR 5,3647
EURO 6,0674
BITCOIN $3.203
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

TATİL CİDDİ İŞTİR !

Ayhan Oytun
FRM TV' de yazar
03.12.2018

Malum son zamanlarda YouTube üzerinden vlog paylaşanların sayısı hiç de yabana atılacak cinsten değil ve bu duruma kayıtsız kalmak da imkansız. Gezip gördükleri yerleri kendi bakış açılarıyla harmanlayan ve güzel işler çıkaranların sayısı oldukça fazla. Hal böyle olunca sizde kendi dokunuza, kimyanıza uyan yerleri keşfetmekte zorlanmıyor izlenenlerin arasından seçim yapmak zorunda bırakılıyorsunuz. Yalnız gideceğiniz, göreceğiniz yerleri seyrederken ya da okurken detaylara fazla önem vermedikleri için birşeyler eksik olabiliyor. Genelde yurt dışında yeni ülkeleri, şehirleri keşfedenler izlenimlerini anlatma kısmına gelince yetersiz kalabiliyor. Birkaç popüler mekan, birkaç kafe ve biraz da kızlarından bahsetmekten öteye geçmiyorlar genelde. Benim bu yazı dizisindeki amacım daha detaya inerek özellikle bizim gibi yabancısı olduğu yerlere ilk defa gideceklere bir rehber teşkil etmek olacak. Sonuçta yepyeni bir ülkeye tamamen yabancı olarak gidiyoruz. Sağdan soldan edindiklerimiz de yetmeyebiliyor. Okuyacağınız bilgiler uçağa biniş safhasından başlayarak havaalanına indiğiniz andan itibaren şehir merkezine uzaklığından, nasıl gidileceğine ve ne kadar ücret vereceğinize, nerede kalacağınızdan ne yiyeceğinize kadar geniş bir yelpazede doyurucu bir bilgi seansı sağlayacak. Ayrıca kızları hakkında da genel görüşüm diğer anlatılardan da farklı olacak. Olayları, durumları kendi bakış açımla başka bir yerden gözlemleyip ısıtarak servis edeceğim. Bakalım benim menüm ne kadar tatmin edici olacak bende merak etmiyor değilim doğrusu. Tekrar cümleleri baştan kuracak olursak işte bizim de Ukrayna maceramızın başlamasının temel nedeni vlog çekenlerden esinlenerek gerçekleşti. Bu tarz videoları severek izliyorsanız özellikle YouTube de Ukrayna’nın Lviv şehrine rastlamamanız da hemen hemen imkansız. Butik oluşu, ortaçağdan kalan bozulmamış mimarisi, sıcacık mekanları ve nispeten ucuz olmasıyla dikkat çeken bir şehir. O kadar çok Türk gitmiş ki neredeyse her giden de yaşadıklarını sosyal medya ile paylaşmış. Hal böyle olunca tercih sebebimizin ya da sebeplerimizin en üst sıralarına da Ukrayna yerleşmiş. Pasaportsuz yeni çipli kimlik kartının bu ülkeye giriş için yeterli olduğunu da unutmayalım. Bir başka etken de tabiki Türk erkeklerinin şehir efsanesine dönüştürdüğü ve kendisinde hafif meşrep iz bırakan kadınları için oralara gitmede öncelik sebebi yapmış. Bu konuyu Kiev yazımda yeşillendireceğim detaylıca. Şimdilik burada böylece dursun…
Hepimizin illa ki oturup uzun uzadıya sohbetler ettiği kafalarının uyuştuğu insanlar vardır. İşte bizim de böyle bir bekar grubumuz var. İlla bekar olsun, üç kuruş fazla olsun kafası da yaşamıyoruz lakin bekar adamın evli adamlara göre daha rahat, özgür ve hesap verilebilir ölçüsü genelde olmadığı için daha bir tercih edinilesi oluyor bu tarz tatillerde haliyle. ‘Evli adam bir şekilde fırsatını bulup arkadaşlarıyla giderse bir daha bekar kafayla ne zaman giderim ki’ modundan dolayı psikolojik olarak oralarda skor peşine düşüyor ve Türkler hakkında da pek hoş bir izlenim bırakmıyorlar artlarında. Bizlere önyargıyla bakmalarının temel nedeni de zaten bu.
Bir kısır döngü içerisinde oturup-kalkıp tırnak içinde ve argoca söylemek gerekirse (burada beni mazur görün) sadece karı kızdan bahseden bir arkadaş grubu değil benim bahsettiğim. Sanattan, müzikten, yemekten anlayan belli bir seviyeden sonra belaltına hiç dokunmadan da sohbet edebilmeyi başarabilmiş, birbirini besleyen, güzel düşünceli, hayata doğru bakabilen insanları biralarda tutan önemli detaylardan olsa gerek. Güzel entellektüel birikimleri olan, mantık çerçevesinde yürüyen ilişkiler güzeldir elbet. Ayda 2-3 sefer toplanıp birbirimizi ziyaret ettiğimiz böyle günlerde pasta börek açılıp altın günleri yapmasak da kendi yağımızda ve kendi lezzetlerimizi oluşturduğumuz zamanların birinde Lviv mevzusunu açıp hepberaber o videoları izlediğimizde karar verdik ki burası gerçekten de gezip görülesi ve zaman ayırılası. Karar aşaması artık geride kalmış, oluşturulacak tarih aşamasındaki geçen süre boyunca gidilecek yer ile alakalı hep yeni şeyler bulup WhatsApp üzerinden mevzuyu canlı ve heyecanlı tutarak ilerlemeyi tercih ettik ve gideceğimiz zamana kadar da dersimizi gerçekten çok iyi çalıştık. Mesela Booking’den (Türkiye’de kullanılmıyor yurtdışı için açık) en güzel evi en uygun fiyata kiralamaya çalıştık, otobüs seferlerini detaylı olarak araştırdık, gideceğimiz istikametteki tren seferlerini öğrendik ve bunun gibi bir çok detayı atlamadan tıkır tıkır ve planlı bir şekilde işleyen bir tatil serüveni yaşadık. Hepsini yeri gelince, mevzu bahis olunca buradan detaylıca aktaracağım. Lakin hiçbir zaman evdeki hesap çarşıya uymadı ve Lviv diye yola çıkacakken Kiev’i de bu listeye ekledik. Öyle ya her zaman yurtdışına çıkamıyor insan. Gitmişken görmek gerek. Zamanla Kiev’in yanına bir başka ülke olan Belarus’un başkenti Minsk’i de ekledik. Ukrayna hakkında yüzlerce fikir, makale ve video varken Belarus ve Minsk hakkında yeterli bilgiye ulaşamadık. Mesela Belarus’a trenle nasıl gidilirdi tatmin edici bir bilgi göremedik. Belarus Demiryollarının sitesine girerek birşeyler anlamaya çalıştık. Hepsini bu yazı dizimde değineceğim. Tatile çıkmadan önce gerek sosyal medyadan gerek de araştırmacı kimliğimizle öyle kusursuz, öyle güzel kazanımlar doldurduk ki cebimize, Kiev de Minsk’e ulaşım konusunda yardımcı olması için İnformation’a uğradığımızda orada çalışanların bile bizim bildiklerimizden daha az bilgiye sahip olduklarını gördük. Sonra da tabii kendi bildiğimizi okuduk, iyi ki de öyle yapmışız ! Bu yazı biraz uzun oldu biliyorum ama genel ve kaba hatlarıyla sizlerin de fikir sahibi olması açısından bir giriş yapma gereği hissettim, böylece hem mevzuyu sıcak tutmak hem de altyapı oluşturmak için hazırlık aşamalarının ciddiyet ve zaman gerektirdiğini de belirtmeden geçmemeliydim. Kiev yolculuğumuzun notlarıyla bir dahaki yazıda yeniden görüşmek üzere…

0