ALTIN 174,4312
DOLAR 4,0652
EURO 4,9905
BITCOIN $8.855
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

Taraf

Duygu Çetin
FRM TV'de Program Yapımcısı
16.12.2017
A+
A-

Duygu Çetin’in 16 Aralık 2017 tarihli blog yazısı

Işıkta uçuşan teninin kırıntıları dans ediyordu ateşin üzerinde yellenen kül gibi…
Yanacaktı sıcaktan eriyecekti teni, ruhu çöl sıcağını tadacaktı.
Sonbaharın gelmiş olması engel değildi aşkın kapıya gelmesine. İzin verirse aşk olacak,aşk kokacaktı.
Soğuğa aldırmadan çıplak ayakları terlikten fırlamış çocuk gibi umarsızca öpüyordu sonbaharı koynundan… Dışında ise bambaşka bir dünya…
Banklara sıralanmış insanlar sonbaharın o gizli kapaklı güneşini emmek istercesine bekleyişe koyulmuştu dizi dizi… Zaman usulca geçiyordu. Fışkiyelerden akan su içlerindeki fırtınayı dindirip içteki ateşi , o hergun yaşamaktan biraz daha vazgecişin umutsuzluk ateşini söndürür diye koca kesik bir halkayı andıran dizi dizi banklarda, ayrı bir bekleyişe koyulmuştu insancıklar bedenleri küçülürken…
Ve caddede zamanın hızla akmasını arzulayan insanlar yarattıkları kirliliğe aldırmadan kornalarina asılmışlardı. Usulca griye çalıyordu gök, sessiz sedasız, uyandırmak istememecesine insanları griye bulanıyordu. Yeryüzü ve rüzgar eşlik ediyordu griye, yakın dostunu yanlız koymak istememecesine.

Yapraklar şarkılar söylüyordu, insanlar sağırdı. Mekanikleşmeye doğru hızlıca akıyordu zaman. Hergün biraz daha duygularını yitiren insanlar çoğalıyordu. Ölümcül bulaşıcı bir hastalık gibi hızla yayılıyordu hayata soğuk zamanlar… Siz hayatin hangi kıyısındasınız? Zamanın boşluğunda kayıp mı, bir aşkın kıyısında prens veyahut prenses mi? Sahi siz hangi taraftasınız…!

1