ALTIN 219,2784
DOLAR 5,3243
EURO 6,0497
BITCOIN 18,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

OSMANLI ÇOCUKLARI

Sedat Çağırgan
FRM TV'de Blog Yazarı
30.10.2018

Osmanlı  İmparatorluğu 1nci dünya savaşından sonra dağılmıştı. Yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarıyla da önce Son Osmanlı Padişahı  Mehmed Vahdettin padişahlığın kaldırılması nedeniyle yurtdışına sürgüne gönderilmişti. Boş kalan halifelik makamına ise Vahdettin’in amcasının oğlu olan Abdülmecid uygun görülmüştü.

Tarihe göre sıralama yapıldığında ortaya öyle bir taht kavgası çıkıyor ki Game Of thrones dizisi halt etmiş.

Sultan 2nci Mahmud’un vefatının ardından, önce oğullarından biri olan Sultan Abdülmecid tahta geçmiş, vefatının ardından ağabeyi Abdülaziz 31 yaşında tahta geçmişti. Oysa taht 20 yaşındaki yeğeni  5nci Murad’ın hakkıydı.  Bu yüzden 5nci Murad padşahı istemeyenlerin dolduruşuna gelip amcasının  tahtan indirilmesine göz yumdu. Ve yerine geçti ama padişahlığı üç ay sürdü. Sonrasında ise taht kardeşler arasında el değiştirdi. Ta ki Mehmed Vahdettin’e kadar.

Mehmed Vahdettin sürgün edildikten sonra halifelik makamına getirilen Abdülmecid ismi sanırım bu yüzden seçildi. Tahttan indirilen padişahın oğlu.

Tarihi kayıtlarda Osmanlı Padişahlarının çocuk sayısı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Fakat bilinen bir gerçek var ki o da sultan 3ncü Mehmed’den itibaren tahttın, önce kardeşler arasında el değiştirdiği.

Buraya kadar Osmanlı dersi yeter. Zaten İlkokuldan itibaren görüyoruz bu konuyu. Biraz günümüze dönelim.

Osmanlı hanedanlığının geniş bir aile olduğunu biliyorduk.  Ve imparatorluğun son yıllarından hanedanlık içinde bir savaş olduğu da ortada. Öyle ki Sultan Vahdettin sürgün için İtalya’yı tercih etmişken amcaoğlu Abdülmecid Fransa’yı tercih etmişti. Hatta mezarları bile farklı ülkelerdedir.

Ama bu iki aileyi birleştiren bir konu ortaya çıktı. Miras!

Bugün hanedanlıktan olduğunu söyleyen insanlar birlik olup dedelerinden kalan arazi ve yapıları geri almak için dava açıyorlar. Allah’ın bir kulu da çıkıp demiyor ki “brader. Sizin dedeniz Sevr antlaşmasıyla ülkeyi Avrupa’ya verdi” diye.  Yoksa Payitaht, Sevr antlaşmasını imzalarken padişahın şahsi mal varlığı ayrı tutulup milletin evi tarlası mı verildi gavura? İşte, birilerinin Lozan ile karıştırıp dilinden düşürmediği Sevr antlaşmasının kullanılacağı tek yer bu miras davalarıdır.

Mirastan pay isteyen bu toruncukların çoğu Türkçe bilmiyor. Milletlerinden nasıl nefret ettilerse artık, çocuklarına milletlerinin dilini öğretmemişler. Oysa dedelerinin Balkanlarda bıraktığı milleti, Bulgar’ın, Yunan’ın işkencelerine rağmen çocuklarına Türkçeyi unutturmamayı başarmışlardı. Bulgaristan’dan göçün olduğu dönemi hatırlayın. Tercüman ihtiyacı oldu mu?

Bu ayrı bir konu.

Yukarıda yazdıklarım 600 yıllık imparatorluğun son 100 yılıydı. Daha öncesinde büyük işler yapıldı. Dünyaya olumlu yönde örnek olundu. Buraya yazabilirim ama okumaya ömrünüz yetmez.

Yukarıda yazdıklarım Osmanlı İmparatorluğuyla doğrudan kan bağı olan Osmanlı Çocuklarıyla ilgiliydi. Bir de son dönemde ortaya çıkan, Osmanlı ile hiç kan bağı olmadığı halde, binlerce yıllık bir tarihe sahip olup da bu tarihi görmezden gelip sadece 600 yıllık Osmanlıya takılı kalan Osmanlı Torunları var.

“Ben Türküm” demek yerine  “ben Osmanlı Torunuyum” demenin nesi cazip? 1071 yılında Bizans’a diz çöktüren Sultan Alparslan hangi millettendi?

Peki, 40 arkadaşıyla Çin sarayını basmaya kalkan Kürşad hangi millettendi?

Sen Osmanlının büyük bir devlet olduğunu savunup dünyaya örnek olduğunu savunduğun için Osmanlı Torunuyum diyorsun peki güzel kardeşim;

“Osmanlı torunuyum” diyorsun;

“Avrupa tuvalet kültürünü bizden öğrendi” diyorsun. Sifon kullanmayı bilmiyorsun.

“Avrupa mimariyi Mimar Sinan’dan öğrendi” diyorsun. Mimar Sinan’ın yaptıkları 100 yılda 1 tadilat görürken senin yaptığın binaların boyası 3, sıvası 7, binanın kendisi 30 yılda dökülüyor!

Osmanlı mimarisiyle gurur duyuyorsun. 1993 Bosna savaşında yıkılan Mostar köprüsünü restore etmek isteyen Unesco ile dalga geçtin “köprünün harcını karamadılar” diye. Ülkene yapılan köprüleri tünelleri yabancılara yaptırıyorsun.

İnşaat sektörünün geliştiğinden bahsediyorsun.  İnşaatlarda kullandığın bütün yapı kimyasalları Avrupa icadı ve üretimi.

“Biz gaz kaçağını çakmakla kontrol ederiz” diyorsun, Suriye sınırındaki mayın temizleme işini “biz yapamayız” diyerek İsrail’e vermeye çalıştın.

Her ne kadar Osmanlı döneminde yaşamamış olsa da İbni Sinayı benimseyip “İlk mikrobu biz bulduk”  diyorsun. Ama Hac için Meke’ye gidebilmek için Hıristiyanların icat edip ürettiği aşıyı olmak zorundasın.

“Vatanın bir avuç toprağı için onlarca can feda edilir” diyorsun. Sınırlarımız dışındaki tek resmi toprağımızda olan Süleyman Şah türbesini boşaltıp toprağını terk ediyorsun!

“Avrupa medeniyeti bizden öğrendi” diye kasılıyorsun. Elin gavuru yaya geçidinin ucunda bir İNSAN görünce frene basıp duruyor sen ise prensesi kurtarmaya giden Super Mario’nun altın topladığı gibi yoldaki yayaları arabanın altına almaya çalışıyorsun.

“Avrupa insanlığı, iyiliği bizden öğrendi” diyorsun. Kiliseler topladıkları yardımları evsizlere barınma ve gıda sağlamak için kullanırken sen camilerde toplanan paraların nerelere harcandığını GÖSTEREMİYORSUN!

 

Özetle kardeşim!

Sen “Ben Osmanlı torunuyum” diyorsun. Ama geçmişini bilmiyorsun.

Unutma! Amcası Abdülaziz’in tahttan indirilmesine göz yuman  5nci Murad’da özbeöz Osmanlı torunuydu. Peki,  5nci  Murad’dan sonra tahta kim geçti?

 

Geçmiş ders almak içindir. Övünmek veya kahrolmak için değil.

0