ALTIN 219,2784
DOLAR 5,3243
EURO 6,0497
BITCOIN 18,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

KADIN

Sedat Çağırgan
FRM TV'de Blog Yazarı
06.11.2018

İnternette gördüğüm bir gözlem hoşuma gitmişti. Kesin kaynağı belli değil. Ortaya atılmış bir düşünce;

“Türbanlı bacım üniversiteye gidemiyor diye geldiler, şimdi ise şortlu kadınlar otobüse binemez, hamile kadınlar parka gidemez oldu.”

Doğru bir gözlem.

Peki, kadınlar neden hep arka planda?

Biz erkeklerin kadınlardan korkmasının nedeni ne?

Çocukları, devletlerin ve politikacıların isteğine göre değil de kendi düşüncesine göre eğitmesi mi? Yoksa erkekleri işsiz bırakmalarından mı korkuluyor?

Annem ilkokul mezunu değil de kardiyoloji profesörü olsaydı EKG grafiğine bakarak tansiyon ölçmeyi otuz yaşımdan sonra değil de yirmili yaşlarımda keşfedecektim beklide.

Yada annem akademisyen bir fizikçi olsaydı, uzayın boşluk olmadığını ve kendi ekseni etrafında dönen bütün gezegenlerin yuvarlak olmasının nedeni olarak; uzayın henüz tanımlanamayan bir madde olduğunu ve bu madde nedeniyle gerçekleşen sürtünme sonucu oluşan aşınmanın gezegenlerin yuvarlak olmasına sebep olduğunu daha lisedeyken keşfedip bugün kanıtlamış olacaktım.

Ama annem ilkokul mezunuydu. Bana fizik ve sağlık öğretemedi onun yerine bildiği şeyi yani insan olmayı öğretti.

 

Bazı düşüncelere göre yaradılış sıralamasında erkekten sonra yaratıldığı için ikinci plana atılmıştır kadın. Ne yazık ki günümüzde de birçok kadın kendisini ikinci planda görmekle kalmayıp arkalarda olmak için mücadele vermektedir.

Tarihte Anadolu’nun doğusunda yer alan medeniyetlerde kadının yeri erkeğin yanı iken Anadolu dahil tüm batı medeniyetlerinde kadının yeri erkekten sonra gelmiştir. Özellikle de Bizans devleti Pagan inanışını terk edip Arap kültüründen gelen Hıristiyanlığı resmi din olarak kabulünden itibaren kadınlar arka planlara atılmakla kalmamış düşman ilan edilerek katledilmiştir.

Arap yarımadasında kızların toprağa gömüldüğü, toprağa gömülmekten kurtulanların da insandan sayılmadığı dakikalarda Asya’nın bozkırlarında yaşayan dedelerimiz sefere çıktığında kabileyi eşleri yani kadınlar yönetiyordu. Arabistan’da kız çocukları gömülmekten kurtulsunlar diye köşe bucak saklanırken, aynı dakikalarda Asya’da at üstünde ok atıyorlardı kız çocukları.

Erkek, eşine danışmadan karar alamıyordu. Türklerin İslam’ı benimsemesinden sonra kadın yavaş yavaş arka plana itilmiştir. Asya’daki geleneği yaşatabilenler ise genellikle o dönemde göçebe olarak yaşam süren ve günümüzde çoğunlukla Ege bölgesinde yerleşmiş olan Yörüklerdir. Bugün hala, Ege’nin birçok köyünde kadının yeri erkeğin arkası değil yanıdır.

Peki, kadınlar neden arka plana itilmek isteniyor?

Siyaset denilen şeyle başlayan ülke savaşlarının başlangıcı ile kadının arka plana itilmek istenmesinin aynı döneme denk gelmesi tesadüf mü?

Kadınlar daha barışçıl ve genelde savaş karşıtı oldukları için mi siyaset sahnesinde istenmiyor?

 

Kadınlar hiç de aciz değiller. Bir erkek üç kadını idare edemezken onlarca erkeği parmağında oynatan kadınlar gördüm.

Fiziksel olarak da güçsüz değiller. Biz erkekler kaba kuvvetin üstünlüğünden bahsedip duruyoruz. Ama dünyada şöyle bir gerçek var;

 

“Güç kolda bacakta olsaydı kafesin içindekiler insanlar olurdu. Ayılar, aslanlar, kaplanlar ve filler değil.”

 

Bu gerçeği de gördükten sonra kadınlar neden güçsüz ve aciz gibi gösterilip arka plana itiliyorlar?

Erkeklerden üstün oldukları için olabilir mi?

Hepinizin elinde akıllı denilen telefonlardan var. Birçoğunuz da bilgisayar kullanıyorsunuz. Yaradılış sıralamasına göre kadın sonradan yaratıldığı için arkada olması gerekiyor diyorsanız neden siyah beyaz ekranlı ve şarjı bir hafta yada on gün giden akılsız telefonlarınızı çöpe attınız? Yada sürekli bilgisayarınızın yazılımını güncelleme ihtiyacı hissediyorsunuz?

Veya, mühendisinin tasarımını beğenmeyip fabrika çıkış özelliklerinden hoşlanmadığınız otomobilinizi neden “modifiye” adı altında tekrar yaratmaya kalktınız? İlk yapılan üstünse neden modifiye yapıp otomobilinizi acizleştiriyorsunuz?

Şimdi diyeceksiniz ki kadının ne üstünlüğü var?

Toplumsal kuralları ve görüşleri bir kenara bırakırsak erkek olmanın tek avantajı ayakta işeyebilmek. Kaldı ki bu da ilerleyen zamanda prostat olarak bir yan etki yapıyor.

Ama kadın, bir erkeğin yapabildiği her şeyi yapmakla kalmıyor. Bir erkeğe ihtiyaç duymadan çocuk bile yapabiliyor.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan ilk nüfus sayımını hatırlayın. İneklerin bile sayımı yapılırken kadınlar bırakın insan yerine konmayı canlı olarak bile kabul edilmemişti.

 

Amacım kendi türümü yerden yere vurmak değil. Güçlerinin farkında olmayan kadınları yerden yere vurmak.

Rahmetli Ümit Yaşar Oğuzcan’ın sevdiğim bir şiiri vardı. Akıllı erkeklerin sevdiği kadın tipini anlatan;

 

“Ben akıllı kadınları severim
Düşünen, az konuşan, çok bilen
Her yerde, her zaman nazı çekilen

Hem nasıl severim, öyle severim işte
İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı
Ölümüm bile o kadının yüzünden olmalı”

 

Sonuçta yine biz erkeklerin en çok dile getirdiği o sonuca geliyoruz. Bu kadınları anlamak çok zor!

Çünkü, insan yerine konup insanca yaşamak varken, erkeklerle eşit haklara ve şartlara sahipken bir kadın neden kendisini eve kapatmayı/kapatılmayı isteyip;

 

Mutfakta; bulaşık makinesi, mutfak robotu,

Banyoda; çamaşır makinesi, masaj aleti

Yatak odasında; her daim kullanıma hazır şişme bebek,

Salonda; erkeğin stres atması için kullanacağı kum torbası,

Toplumda bebek arabası,

 

Olmayı tercih eder?

 

On yıl önce türban (Başörtüsü farklı bir şeydir. Karıştırmayın) ile üniversiteye ve işe gidememekten yakınan kadınlar bugün kendilerini eve kapatıp insan yerine konmayacakları bir sistemi savunuyorlar.

Madem amacınız hemcinslerinizin evlere kapatılmasını sağlamaktı.

Ne bok yemeye türban gösterileri ve protestoları yaparak ekonomiye ve toplumun psikolojisine zarar verdiniz?

Değilse; o yıllarda türban eylemleri yapanlar bugün neden kadınların evlere hapsedilmemesi için sokaklara çıkmıyorlar?

 

Sonuçta yine başa dönüyoruz sanki;

 

Bu kadınları anlamak çok zor birader…

 

 

12.12.2016

0