ALTIN 186,7650
DOLAR 4,4955
EURO 5,2972
BITCOIN $8.535
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

İŞLER GÜÇLER…

Ayhan Oytun
FRM TV' de yazar
21.11.2017

Ayhan Oytun’un 21 Kasım 2017 tarihli blog yazısı

Rahat ve refah içinde yaşama çabası elbette ki her insanın hayır diyemeyeceği ve ulaşmak isteyeceği bir realite. Nüfusun artması özelikle de genç nüfusun hızla yükselmesi neticesiyle rekabetin her geçen zaman zorlaştığı günümüzde yaşam şartlarının da buna parelel olarak geçmişe oranla daha da zorlaştığını söylemeye sanırım gerek yok. Bir zamanlar ekmek aslanın midesindeyken şimdi mideye ulaşıp ekstra olarak aslanın kuyruğuna doğru bir yolculuk yapmak da gerekiyor.
Hayat şartları zorlaştıkça, rahat yaşama isteği de bir o kadar artıyor. Burada garip bir ironi olduğu da aşikar. Yeni nesil gençlerin ve buna öncülük eden ailelerin burada sınıfta kaldığını söylemek de mümkün. Artık aileler çocuklarının biryerlerde çırak olarak çalışmasına pek sıcak bakmıyor, bakanlar da zaten çok güvenilir ve bilindik yerler olmasına dikkat ediyor. İsteniyor ki el bebek, gül bebek büyütülen gençlerin hepsi üniversite okusun, birilerinin yanında ezilmesin, hayatı daha yakından tanımasın da aman okusun mühendis olsun, hakim olsun, doktor olsun, işletme okusun da kendi işini kursun !
Hal böyle olunca ve herkes aynı hedefe kitlenince pırıltılı apoletlerin peşinden koşanlar çok oluyor, bu da yığılmalara sebebiyet veriyor, aynı kulvarda yarışan milyonların yarışı da böylece zoru daha da zorlaştırıp imkansız hale getirebiliyor… Yıılar yılı okuyup sadece tek bir amaç için hayallerine pranga vurarak hayatlarını erteleyen gençler bu hedefe ulaşamayınca da yıkılıyor. Gözünü hep yukarıya diken yeni nesil gençler, bu ulaşamadığı ışıltının gözlerini kamaştırmasıyla daha mat ve renksiz tercihleri yoksun bırakarak görmezden geliyor ve adeta es geçiyorlar. 25 yaşına kadar eli sıcak sudan soğuk suya hiç sokulmamış sorumluluk dahi yüklenilmemiş bir ailenin üniversiteyi bitirmiş oğlu da bu sefer mezun olunca ve mesleğini yapamayınca rahat büyütülmesiyle orantılı olarak da iş beğenemez bir durumda kendisini bulabiliyor… Böylece; rahat yaşayalım ama rahat yaşamak için de elimizi taşın altına koymayalım mantalitesinin yükselişi apoletçiliğin tabu haline gelmesine imkan sağlıyor, rahat yaşayamıyorsak da bari yaşatılalım düşüncesiyle de bu sefer partnerine kırmızı çizgiler belirleyerek en az memur ve ötesi olmak kaydıyla gibi bir düşünceyle de hareket edebiliyor !
Ama aslalon şu ki: İnternette, sosyal medyada gençler kendine ‘her evde bir Aleyna Tilki’ yaratıp bir şekilde rahat ve kolaycılık esasına dayalı olarak popüler olmanın yollarını arıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu şekilde meşhur olmuş rol modelleri etraflarında oldukça fazla. Şimdi önlerinde böyle yeni bir dünya varken ve henüz hiç taş atıp da kolları yorulmamışken kimse geleneksel tercih olarak sanayi köşelerinde çıraklık yapmayı tercih etmiyor….

0