FRM TV

HİÇ PARTİLİ SİSTEM

HİÇ PARTİLİ SİSTEM
Sedat Çağırgan
Sedat Çağırgan( sedatcagirgan@gmail.com )
FRM TV'de Blog Yazarı
323 Kişi
19 Şubat 2019 - 20:28

Çok partili sisteme geçtiğimizden beri insanlar sürekli kutuplaştırıldı. Bu kutuplaştırmalar gün geldi iç savaş boyutlarına ulaştı. Demokrasinin eleştiri, çoğunluğa ayak uydurma olduğu göz ardı edildi.

Muhalefet partileri iktidarın hatalarını didikleme görevi dışında hiçbir şey yapmadı. Bu öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin yararına olan yasayı sırf kendileri teklif etmedi diye engellemeye çalışan muhalefet partileri de oldu tarihimizde.  İktidar partileri de “ben yaptım oldu” mantığıyla uyarılara kulak asmayıp geri dönüşü olmayan hatalar yaptılar. Her siyasi parti ülkeyi ileri götürmek yerine iktidara gelmek için mücadele etti. Muhalefet iktidarı başarısızlığa uğratmaya, iktidar partileri de iktidarlarını korumak için uğraşmakla zaman kaybetti. Ve ülke unutuldu.

Çok partili sistemden önceki tek partili sistemde ortaya çıkmayan partizanlık, bir şeyleri tutma psikolojisi çok partili sistemde tekrar hortladı.

Arkadaş, taraf olmaya, sporda, savaşta, yatakta, politikada bir tarafı tutmaya ne kadar meraklıymışız?

Yakın bir geçmişte sistemimiz değişti. Artık BAŞBAKANLIK makamı yok. Bakanları Cumhurbaşkanı, Milletvekili olmayan kişilerden seçiyor. Yani meclisin bakanlarla ilgisi kalmadı. Peki, yeni sistemde siyasi partiler ne işe yarıyor?

Mevcut yönetim sistemimizde siyasi partilerin bir fonksiyonu kalmadı. Peki, neden hala bu partizanlık devam ediyor, ettiriliyor? Neden her seçimde siyasi partilere sağa sola afiş assın, tabela kiralasın diye devletin kasasından para veriliyor?

Hem iktidar hem de muhalefet partisinden arkadaşlarımla tartışmaya girdiğimde hep aynı konuda insanlar takılıyor. İnsanlar haksız olduklarını bile bile sırf partileri eleştiriliyor diye partizanlıkları yüzünden haksızlığı savunur oluyorlar. Eleştiri kültürü henüz oturmamış.

Bu olumsuzluk bütün partilerin taraftarlarında da ağır bir şekilde kendini belli ediyor. Ömründe DSP ve CHP’den başka hiçbir partiye oy vermemiş bir insana, sırf CHP’yi eleştiriyor diye AKP’li diyecek kadar demokrasi ve eleştiri  kültüründen uzak bir seçmen kitlemiz var ne yazık ki.

Madem çok partili sistem insanları bölüyor, ayrıştırıyor. Bu bölünmeler ülkenin siyasi fırtınalar içinde bocalayıp ilerlemesine engel oluyor.

Madem siyasi partilerin bir etkinliği kalmadı.

Hepsi kapansın.

Diyeceksiniz ki “ama halkı bilgilendiriyorlar!”

Hadi oradan!

Son on yıldır hem iktidar hem de muhalefet partileri milleti kutuplaştırmaktan başka bir iş yapmadı, yapmaya da niyetleri yok. Birisi din elden gider diye, öteki Atatürkçülük elden gider diye korkutup duruyorlar. Hiç birisi de milletin çıkarına bir iş yapmıyor.

Çok partili sistemi anlatmayacağım. 70 yıldır çok partili sistemdeyiz.

Hiç partili sistemin faydaları nelerdir, millete ne tür katkıları olur bir bakalım.

Ortada siyasi parti olmayacağı için seçimlerdeki parti yardım ödenekleri devletin kasasında kalır. Seçilmek isteyen KİŞİler kendi bütçeleriyle seçim faaliyetlerini yürütürler.

Parti olmayacağı için bir parti lideri de olmayacağından meclis oylamalarında grup kararı alınamaz, vekiller yasa oylamalarında baskı altında kalmadan oy kullanırlar.

Seçilmek isteyen aday, seçim bölgesini alt üst edip kendini tanıtıp kanıtlamak zorunda kalacağından seçmen oy vereceği KİŞİyi tanır, tabelaya değil kişiye oy verir ve hesap sorabilir.

Kanun teklifleri daha tarafsız oylanır.

Dini, siyasi, çıkarcı, lobici oluşumlar bir araya gelemez, vekiller seçildikleri bölgelerin insanlarının sorunları haricinde işlerle uğraşamaz, uğraşmaya kalkarlarsa seçmenlerinin hesap soracağını bilir.

Hepsinden önemlisi de kutuplaşma ortadan kalkar.

Şimdi diyeceksiniz ki Cumhurbaşkanı nasıl seçilecek?

E onu da zaten halk seçmiyor mu artık?

Arkasında bir parti desteği olmayan, tamamen tarafsız ve tamamen halkın çoğunluğunun oyunu almayı başarmış bir insan seçildikten sonra neleri başarır bir düşünün.

Diyebilirsiniz ki; “Çok partili sistem çok sesliliktir. Demokrasinin gereğidir.”

Amaç çok seslilikse, benim hiç partili sistem dediğim bu sistemde her milletvekilini tek başına bir siyasi parti gibi düşünün bir de öyle hayal edin! Yani mecliste 600 siyasi parti olacak.

Tamamen özgür, sadece halkın baskısıyla mecliste oy kullanan, belirli bir siyasi oluşumu değil tamamen halkı temsil eden bir meclis.

İmkansız mı? Olmaz mı?  Devlete bir faydası olmaz mı? Hiçbir şey ilerlemez mi? Bu soruları soruyorsanız tarih bilginizi gözden geçirin.

Çünkü, Kurtuluş savaşı devam ederken, top ve mermi sesleri yankılanırken, yasaların oylandığı, kararların alındığı Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı 1920 tarihinden, 1923 tarihine kadar meclisimizde hangi parti vardı?

Hiç partili bir sistemde biz Kurtuluş savaşını kazandık, koskoca bir ülke kurduk…

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
KÖŞE YAZARLARI

Copyright©2012 FRM MEDYA AJANS