ALTIN 208,8960
DOLAR 5,3215
EURO 6,0851
BITCOIN $5.205
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

HEP EZAN BAYRAK! YA TOPRAK?

Sedat Çağırgan
FRM TV'de Blog Yazarı
07.11.2018

Vatan sevgisi konusunda o kadar bilgiliyiz ki milliyetçiliğin, vatan sevgisinin sadece bayrakla sınırlı olmadığını, insanıyla, hayvanıyla, toprağıyla, coğrafyasıyla sevmen sayman gerektiğini söylediğinde  “ne haddine” deyip tartışmaya hatta kakışmaya başlıyoruz. Bu tiplere dikkat edin! Ezana ve bayrağa laf söyletmeyen bu arkadaşlar için ezan sesi eksik olmasın, bayrak da önemli değil, ay-yıldız olsun yeter. Ormanları yanmış, tarım arazisi beton olmuş, güneş ve rüzgar gibi doğal  kaynaklar dururken nükleerle coğrafya riske sokulmuş bitki örtüsü çölleşmişşş. Hiiç önemli değil. Yeter ki ezan susmasın bayrak inmesin!

Hatta o kadar abartmışlar ki beyaz renk otomobillerine kırmızı ay-yıldız çıkartması yapıştırarak vatan sevgilerini göstermeye çalışıyorlar. İyi de arkadaş! O beyaz zeminde kırmızı ay-yıldız senin ülkenin değil, desteklediğin partinin bir zamanlar gözden çıkardığı Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bayrağı! Senin ülkenin bayrağını niye kullanmıyorsun? Gavur bayrağının gölgesine toprak ağlamasın diye ölüme koşan dedenden utanıp arabanın rengini değiştiremiyor musun?

Aynı arkadaşlara dini konuda da bir şey söyleyemezsiniz hurafe murafe anlatamazsın. Şeyh diyorsa doğrudur gerisi yalancı kafir. Hemen sinirlenirler. Ezan, Kitap kutsaldır dokunulmaz, eleştirilmez.

Peki, ya TOPRAK?

Toprağın önemi milli marşımızda bile belirtilmişken neden üzerinde yaşadığımız, uğruna binlerce şehit verdiğimiz bu toprak görmezden geliniyor?

Anadolu’daki en zehirli hayvanın zehri bile 1-2 saatte etki eder. O kadar ılımlı ve verimli bir coğrafyadır burası.

Salatayı bırakayım. Direkt yemeğe geçeyim. Acıkanlar için…

Nereye mi getirmeye çalışıyorum?

Bankalar!

Ülkemizde kaç tane banka var?

Söyleyeyim. Sade vatandaşa hizmet veren 3 kamu, 25 özel banka bulunuyor. Bu 25 özel bankanın 16’sı yüzde yüz  yabancı hisseli bankalar. Kalan 9 bankanın içinde ise yabancılara ait hisse olmayan kaç banka var? Sadece 2 (iki) tanecik. Bu iki tanecik bankaların biri köklü bir aile şirketinin bankası. Yani her an satılabilir. Ama kime? orası meçhul. Geriye hangi banka kaldı? Hükümetimizin hisselerine göz koyduğu o malum banka. Neyse konumuz o değil. Konumuz uğruna on binlerce şehit verdiğimiz  toprağımız.

2012 yılında tapu kanununda değişiklik yapıldı. Bu değişiklikle yabancıların daha çok ev ve arazi almasının önü açıldı. Tüm itirazlara rağmen!

Madde şu: 2644 Tapu Kanunu

Madde 35 – (Yeniden Düzenleme: 29/12/2005-5444/1 md.; Değişik: 3/5/2012-6302/1 md.)

Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir. (1)

Şair burada ne demek istemiş? Kanunun eski halinde “bir ecnebi ülke genelinde en fazla 2.5 hektar arazi alabilir, bakanlar kurulu izni olursa 30 hektara çıkabilir” diyordu. Yeni yasa bakanlar kurulu desturunu kaldırdı. İsteyen ecnebi ister parça parça ister bitişik 30 hektar yani 0,3 kilometrekare (300 bin metrekare) arazi alabilir. Bu sayı Cumhurbaşkanı izniyle artabilir.

Bunun bankalarla ilgisine gelirsek.

Bu kanun çıkmadan önce bu bankalar ipotek karşılığı kredi vermiyordu. Neden acaba? Nedeni basit. İpotekli krediler genelde ev arsa alımında tercih ediliyor. Eğer devlet memuru değilseniz 10 – 20 yıl vadeli kredi için banka kolay kolay onay vermez. Özel sektörde beş yıldan uzun süre aynı yerde çalışabilen personel sayısı çok düşük. İşsiz kalma olasılığı yüksek. Doğal olarak kredisini ödeyemez.  İpotekli ev de bankaya devrolur. Peki bu devrolan evler ne oluyor? Normal şartlarda banka açık arttırma düzenler ve taşınmaz diye tanımlanan evi arsayı satışa çıkartır. Ama bankalarımızın neredeyse tamamı yabancı ve yabancı ortaklı olunca iş biraz değişiyor. Adamlar kendi vatanlarını düşündüğü için bu taşınmazları bizim ülkemizin insanına satmayı pek istemiyorlar. Bu kanun değişip miktar arttırıldıktan sonra bankalar ipotekli kredilerin önünü açtı. Şu an var olan evinizi ipotek ederek tüketici kredisi bile çekebilirsiniz. Kaç asgari ücretli 240 ay vadeli ev kredisi alabilir alsa bile ödeyebilir? O adam mutlaka işsiz kalacak. O kredi ödenemeyecek o taşınmaz bankaya yani yabancıya geçecek! O yabancı banka da o araziyi evi kendi ülkesinin vatandaşına satacak!! Hazır EURO’da yükselmiş. Almanya’da ailesinin yanında yaşayan bir asgari ücretli 2 yıl maaşını biriktirse buralardan bir yazlık alabilir hale gelmiş. Peki benim asgari ücretli vatandaşım bir yazlık almak için kaç yıl para  biriktirmek zorunda? Ee ne oldu uğruna şehitler verdiğimiz vatan toprağı?

Bizi silahla Anadolu’dan atamadılar. Serbest piyasa ekonomisi, yabancı sermaye sevdası ile ülke ekonomisi yabancılara teslim edildi. Bir ülkenin ekonomisinin yabancılara bırakılması o ülkeyi yabancıların yönetmesi demektir. Ekonominin kontrolü bankalarda ise ülkemizdeki 28 bankanın  23 tanesi (16 tanesi %100 yabancı) yabancı olduğuna göre sizce ülkeyi kim yönetiyor?

Elin gavurunun derdi bizim ezanımızla bayrağımızla değil. Gavurun derdi bizim bu topraklarda oturuyor olmamız. Eğer bu yasa eski sınırın da altına çekilmezse, hükümet milleti bankaların kıskacından kurtarmazsa önümüzdeki 50 yılda Filistin’den farkımız kalmayacak. Herifler 1000 yıldır silahla yapamadıklarını, Bilge Kağanın akıllanalım ders alalım diye 1500 yıl önce taşlara kazıdığı huyumuzu kullanarak bizi bu topraklardan atacaklar.

Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal marşımızda belirttiği;

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

“Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, Şüheda!”

Dizelerinde bahsi geçen TOPRAK için de kafa yormak, mücadele etmek sorundayız.

Eğer o TOPRAK olmazsa ezanın okunacağı minareyi nereye monte edeceksin? Ya da bayrak direğini?

Toprağın  varsa vatanını kurarsın. Toprağın yoksa Filistin gibi, Yunanistan gibi “buralar eskiden bizimdi” der iç geçirirsin.

0