ALTIN 189,2609
DOLAR 4,8147
EURO 5,6002
BITCOIN $7.354

FAZİLET HAK EDENİNDİR

Arzu Akgün
FRM TV' de Yazar
09.04.2018

Arzu Akgün’ün 9 Nisan 2018 Tarihli Yazısı

Affetmek= Bağışlamak nedir ne anlama geliyor hiç merak ettiniz mi?
Bakın neleri kapsıyormuş;
”Suç, ceza, hata, kalp kırma, haksızlık etme ve benzeri şeyleri bağışlamak, özürlü sayarak üzerinde durmamak ya da hoş görmek”miş.
Affetmek ile ilgili o kadar çok söylenen sözler var ki mesela..

Bir bilen demiş ki;  Suçluyu cezalandırmak adalet, onu bağışlamak ise fazilettir.

Nasıl güzel bir söz değil mi? İnsanın içini yumuşatıyor…oysa ki ne çok kırıldık ne çok yerle bir olduk dağıldık toz duman olduk.
Affetmesi neredeyse imkansız iyileşmesi zor yaraları, hep burnumuzun dibinde can evimizde yaşayanlardan aldık kâh üzdük kâh üzüldük. Kabul edelimki biz insanoğlu hatasız kul olamıyoruz.
Hatalarımızı ise ancak öfkemiz dinince yüreğimiz soğuyunca fark ediyoruz ve telafisi için bir telaş sarıyor ki sormayın gitsin. Tabii ki bu herkes için geçerli de olmuyor.
Hata yapmayı gönül kırmayı haksızlık etmeyi huy haline getirmiş, kalpleri bunlarla kararmış, ruhları bununla beslenen kişiler bunun farkına bile varmıyor, hatta o hatalarına başkalarını da eklemekten hiç çekinmiyor seven iki insanın arasını bozmaya kadar ilerletebiliyor. Ne acıdır ki bunu yaptığına ne pişman oluyor nede utanmasını biliyor. Aksine hiç bir zaman kendisini haksız görmüyor, çünkü bunların farkına varırsa ruhlarının aç kalacağından korkuyor.
Peki biz bu tarz insanları her şeye rağmen affettiğimizde onlar için bir şey değişiyor mu?
Öyle ya bağışlamak bir faziletse eğer bunun bir  karşılığı olmalı. Affedilmek işe yaramalı mesela bir daha yapmamak gibi. En azından attığımız taş-ürküttüğümüz kurbağaya değmesi lazım değil mi?
Belki inanmayacaksınız ama ben de hiç bir işe yaramadı😔defalarca affettiğim vefasızlıkları kalp kırgınlıklarımı davranışları yüzünden yüzüne bile bakmayı hak etmeyen insanları affetmem hiç bir işe yaramadı.
Aksine nasıl olsa affediyor diye beni hafife alma küstahlığını bile sergilediler üstelik kendisini hiç düzeltme teşebbüsün de bulunmaksızın..
Hatta bir sonra ki hata ve gönül kırgınlıkları daha da fazla oldu.
Biliyor musunuz? Bir süre sonra İnsanın tahammülü affeden hoşgörüsü bile yoruluyormuş bunu bile öğrettiler.
Şimdi siz benim yerim de olsanız ne yapardınız.. Fazilete devam mı ederdiniz yoksa faziletten vazmı geçerdiniz ?

Biz diyorum insanoğlu elbete ki hatasız olamıyoruz kim bilir belki benim de sizin de farkın da olmadan gönlünü  kırdıklarımız olmuştur olmaması imkansız. Ama sizden şahsi ricam şudur ki  lütfen kendinize şeffaf olun, kalbinizi ve ruhunuzu kötülükle gönül kırgınlıkları ile beslemeyin. Hatalıysanız bunun farkına varın özür dileme büyüklüğüden korkmayın, şayet  affedilirseniz de bir daha hata yapmamaya özen gösterin.

İnanın ki bir süre sonra üst üste kırılan gönül artık her şeyden herkezden hatta en sevdiğinden bile vazgeçiyor. Bunu kendimden biliyorum vazgeçmiş gönülü bir daha  geri döndürmek eskisi gibi olmak mümkün olmuyor. İyi niyet sevgi merhamet ve hoş görü için artık çok geç kalınıyor.
Her ne kadar affetmek Yüce ALLAH‘a mahsustur desekte, kabul etmeliyiz ki  kul kulun, gönül gönülün affına da ihtiyaç duyuyor. Evet hatasız kul olmuyor dedik ama bu hatayı minimuma indiremeyiz anlamına da gelmiyor. Biraz çaba biraz özveri bir tutam da dilimizi tutmak hepsi bu. 😉
Dilerim ki tüm hatalarımız affedilir olsun, gönül yolunuz Faziletle kesişsin.
Sevdiğiniz ve sevildiğiniz gönüller de hatasız ve sevgiyle kalın…

1