ALTIN 174,7216
DOLAR 4,0385
EURO 4,9922
BITCOIN $8.263
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

ÇOK MU KONUŞMALI, AZ ve ÖZ MÜ OLMALI ?

Ayhan Oytun
FRM TV' de yazar
13.12.2017
A+
A-

 

İletişim günümüzün en olmaz ise olmazlarından. Özellikle de klavyeleşen ve emojilere evrilen günümüz dijital çağında birebir iletişim kurabilmek eskiye nazaran artık çok da tercih sebebi değil ! İnsanların konuşa konuşa hayvanlarında koklaşa koklaşa anlaştığı zamanlar nispeten yok artık. Ha siz diyeceksiniz ki hayvanlar hala koklaşa koklaşa anlaşıyor ona da tamam ama bizim buradaki sokak kedileri kavga ve hırgürden koklaşmaya bile pek vakit ayıramıyor 😊 İnsanoğlu her geçen gün fabrika ayarlarından koparak sevgiden uzaklaşıyor ve şiddete daha çok meyilli hale geliyor. Bu da teknolojinin iletişimin önüne set çekmesinden kaynaklanıyor olmalı. Az iletişim çok kavgayı doğuruyor desek yanlış olmaz herhalde. Böylece birbirimizi daha az anlıyor, daha az ortak nokta yakalıyor, bunun sonucunda da az paylaşıyor ve neticede de duygu yoğunluğunu yeterince yaşayamamaktan kaynaklı bir nedenden dolayı yaşanıyor olabilir.
Şimdi böyle yalın bir teorinin üzerine çok konuşan birini hele de şimdiki zamanda nimet olarak görüyor olabilirsiniz ama bu kişiye göre değişiyor. Kimine göre çok konuşanın içi dışı bir olduğu düşünülerekten içten pazarlıklı ve fesat olmayacağı öngörüsüyle zarar getirmeyeceği fikrine varılıyor, kimisi de az ama öz konuşanın oturaklı olduğundan, kafa ütülememesinden gem vurarak ‘’ağır olda molla desinler’’ teorisini destekliyor. Peki ama çok konuşan mı bilir az ama öz konuşan mı makbudür ?
Bunun bir kıstası yok. Karakterle alakalı olan bir olgu. Ne az konuşan içten pazarlıkçı ne de çok konuşan hep boş konuşuyor. Sadece insanların tercih sebebiyle alakalı. Kimisi yanında hep konuşan ve eğlenceli olan insanlarla zaman geçirmeyi seviyor, kimisi de az konuşan fazla beyin ütülemeyen insanları… Az konuşup huzur veren, hayata pozitif yaklaşıp nokta atışı yapan insanların bu karakteristlik varlığına sırf az konuşuyor diye fesat ve içten pazarlıkçı damgası yapıştırmak da hallice bir haksızlık olur. Ya da kişinin çok konuşması kalitesiz konuşması anlamına da gelmiyor. Beyin ütülemediği ve kafa şişirmediği sürece sorun yok ! Kimi zaman da kişinin eğlenceli olması çok konuşma yetisini bastırıyor ve sadece bu yüzden tercih sebebi olabiliyor.
Özetlemek gerekirse insanlar kişi az ya da çok konuşuyor diye şahısları sınıflandırıp bu şekilde bir ayrıma gitmiyor. Yani mesele aslında karşısındaki kişinin ne kadar konuştuğuyla değil ne kadar uyumlu olup anlaştığıyla, ortak nokta yakaladığıyla, yaşam koşuluyla, hayata bakışıyla, tutup tutmayan frekansıyla tartılıp değerlendiriliyor ve ona göre bir kalıba oturtup şekillendirdikten sonra kişi ilişkisinin boyutuna bir yön veriyor. Gerisi hikaye…

0