ALTIN 186,8898
DOLAR 4,5030
EURO 5,3011
BITCOIN $8.491
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

ANA OLMAK

Fulya Coşar
FRM TV'de Blog Yazarı
11.04.2018

Fulya Coşar’ın 11 Nisan 2018 Tarihli Yazısı.

Ana gibi yar olmaz demişler, hani boşuna da dememişler…
Herkes anne olabilir ama “ANA” olamaz!
Çünkü; Anne kelimesi dilde, fakat “Ana” kelimesi yürekten çıkar…

Sevginin, fedakarlığın sınırsızlığıdır ana olmak… Analığın mesai saati, yıllık izni yoktur. Bebekken sabahlara kadar beklersin uyusun diye, ya da hastaysa gece gündüz demeden bir dakika gözünü kırpmazsın, büyüyünce de beklersin acaba bir derdi var mı? Anlatır mı diye…
Annem hep derdi “-Çocuğun olsun anlarsın beni.” diye… Gerçekten doğruymuş çocuğu olunca anlıyor insan anneliğin kıymetini. Hani bir söz vardır “ben yanarım yavruma yavrum yanar yavrusuna”  İşte tam anlamıyla analık bu… Eğer herkes ana olabilseydi, çocuk esirgeme kurumlarında bu kadar çocuk, gecesini dışarıda geçiren bu kadar evlat, tinerci, alkolik, bağımlı çocuklar olmazdı.

Dedim ya her kadın anne olabilir ama her kadın ana olamaz… Bir ana evladını nasıl bırakır cami avlusuna? Belki vardır bir sebebi diyoruz ama bilmem ki bunun sebebi olabilir mi? Ana yemez yedirir, giymez giydirir. Bir ana baba üç beş çocuğu bir odada büyütür de, bir evlat yeri gelir onları bir odaya sığdıramaz. Ama ne ana nede baba durumdan rahatsız olmaz evladına yakın olsun da ne olursa olsun…

Hiç unutmam erkek kardeşim askere gideceği zaman babaanneme “Yeni kanun çıkmış artık babalar evlatlarının yerine askere gidebileceklermiş” derdik, rahmetli babaannem inanır ve derdi ki benim oğlum bu yaşta askerde ne yapar, nasıl katlanır.. Ama babama sorsanız keşke böyle bir imkan olsa da kendi gitse… Babam derdi ki, “-ben giderim anam!”  Dediğine de pişman olurdu yerdi fırçayı babaannemden. Neymiş? Yaşın kaç olursa olsun her zaman ananın kuzususun..
Ana başta taç imiş,her derde ilaç imiş, Bir evlat pir olsa da ANA’ya muhtaç imiş…
Ne zaman ananızı arayıp sordunuz? Ne zaman ananızın yanağına bir öpücük kondurdunuz,ne zaman bir demet çiçek alıp onu çok sevdiğinizi söylediniz? Belki bunları uzun zamandır yapmayanlarımız var. Haydi o zaman en kısa zamanda bir demet çiçekle ellerini öpelim,onu ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim, şayet bu imkanımız yoksa hemen kabrini ziyaret edip bir Fatiha okuyalım..

Ben şimdi çocuklarımdan iyi geceler öpücüğümü aldım ve dünyanın en mutlu annesi olduğumu sanıyorum..
Kısa bir hikaye; gecenin bir yarısı tlf çalar,uyku sersemi oğul tlf nu açar.telefondaki kişi annesidir,korkar acaba başlarına birşeyim geldi diye..
Annesi oğlum nasılsın iyimisin?der.oğul hayırdır anne birşeyim oldu,siz iyimisiniz der.
Anne;iyiyiz oğlum sesini duymak istedim der.
Oğlu da”Anne bunun için mi aradın saat sabahın üçü,yarında konuşabilirdik”der.
Annesi;
“Rahatsız mı ettim oğlum”dediğinde, beklemediği bir cevap alır.
“EVET ANNE RAHATSIZ ETTİN”….
Bu cvp üzerine annesi “30 sene önce sende beni bu saatte rahatsız etmiştin oğlum,DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN”diyerek telefonu kapatır.

CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR..

Sağlıcakla kalın..

12