FRM TV

KALÇA MI? IQ MU?

Sedat Çağırgan

Sedat Çağırgan

FRM TV'de Blog Yazarı

Bir yarışma programında; “Beni taşıyabilecek bir erkek arıyorum.” Diyen kadına:

Saman balyası mısınız yoksa tütün mü? Kaç ton çekiyorsunuz? Hamalları sakatlamamak için sizi kamyona istiflerken vinç de kiralayalım mı?

 

Kendisini, kendine özen gösteren bir kadın imajı vermek için; “Vücut ölçülerimi sabit tutmak için sürekli rejim yapıp Hindistan’dan getirttiğim ıvır zıvır tohumundan yapılmış solüsyonu kendim bulduğum bir formülle inceltip yıkanıp yoga falan yapıyorum” diyen kadına:

İyi güzel de o vücudunuzdaki hücreler 60 yaşından sonra doktor desteğiniz yoksa bağımsızlıklarını ilan edip varsa beyninizin göndereceği emirlere karşı çıkarak kendi şeklini kendisi belirleyecek boşuna kasmayın. Peki tek basamaklı sayı dizisi arasında dolaşan zeka seviyeniz olan IQ’nuzu iki basamaklı bir sayıya çıkarmak için formülünüz ne?

 

İş hayatı zor geldiği için “ay şekerim zengin bir koca bulamadık ki rahatlayayım” diyen kadına:

Sizin gibi düşünen çoksa, kocanızın da az bulunan bir canlı türü olduğunu unutmayın ve yaşınızı 38’de kilonuzu da en fazla 60’ta  sabitleyin. Yoksa genç rakiplerinizle baş edemezsiniz.

 

Bir evlilik programında; “Benim aylık bakım masrafım 2.500 TL. Masraflarımı karşılayabilecek bir erkek arıyorum” diyen kadına:

Motorunuz hangi marka? Mitsubishi ise iyi. km bakımları arası uzun sürdüğü için servis maliyeti düşük oluyor. Fiat ise kötü. Servisten çıkmazsınız. Peki motor hacminiz ne? Onu da belirtin ki sahip adayınızın ödeyeceği motorlu taşıt vergisi de belli olsun. Boyalarınız güneşe dayanıklı mı? Her yıkamadan sonra cila masrafı binmesin. Son olarak kaporta plastik mi saç mı yoksa teneke mi? Her birinin avantajları ve dezavantajları var. Yıllar sonra değer kaybına sebep olabiliyor.

 

En aşağılık olanı da; “Şekerim, iş görüşmesinde gömleğinin dekoltesini biraz fazla aç, eteğinin yırtma açını da uzun tut işi garantilersin.” Diyen kadınsıya:

Vücudunuz bir hastalık yüzünden uzaktan armut yada penguene benzediğinde 3-4 şirketin bilançolarında yaptığınız hesap hatalarını neyle örtbas edeceksiniz?

 

Yukarıda verdiğim örnekler kadınları aşağılamak için değil. Kadınların arasında cinsiyet olarak kadınlığını ön planda tutup insanlığını ve yeteneklerini hatırlamaktan aciz kadınları eleştirmek.

Bu ülkede,

Nene Hatun gibi kocasının, şehit düştüğü için tamamlayamadığı Vatanı kurtarma işini tamamlayan insan da kadındı.

Yada Zübeyde annemiz. Mustafa Kemal gibi bir insanı doğurup büyütüp dünyaya kafa tutan bir insan olarak yetiştiren insanda kadındı.

Kadınlar, ev hayatından iş hayatına, okyanusun dibinden uzayın derinliklerine kadar erkeklerin yaptığı her işi yapabiliyorlar. Erkelere ihtiyaç duymadan.

Hatta günümüzde kadınlar erkeklere ihtiyaç duymadan çocuk bile yapabiliyorken erkekler çocuk yapabilmek için kadınlara muhtaçlar.

Erkekleri niye eleştirmediğimi merak edenler olmuştur. Verdiğim ilk örneklerdeki canlıları kadın olarak görüp diğerlerine mahluk muamelesi yapanları insan olarak görmediğim ve bilimsel olarak hangi canlı sınıfına sokacağımı bilemediğim için o tipleri bilim insanlarımıza havale ediyorum.

Cinsiyet, bir kromozomdan kaynaklanan farktır. Bunun dışında hiçbir farkımız yok. Hepimiz aynı atmosfer basıncında ve aynı atomlara muhtaç yaşıyoruz. Sadece en başta verdiğim örneklerden şüpheliyim.

 

Kadınlar, ilk verdiğim örneklerdeki tipleri dışlamadığı,

Televizyonlardaki saçma sapan evlilik ve benzeri yarışma programlarını bırakın izlemeyi, bahsederek bile destek olmayı bırakmadıkları,

Medya denilen yalan dünya, “KADIN” diye ilk verdiğim örneklerdeki tipleri ekranlardan uzak tutmadığı

Ve bence ilk adım bu olmalı; kadınların vücut hatlarına bakılarak değerlendirildiği, mayolu tam boy fotoğrafları ve göğüs, bel ve kalça ölçüleri dosyalarına eklenirken eğitim ve başarı belgelerinden ve zeka seviyesi olan IQ’dan bahsedilmeyen güzellik yarışmalarının düzenlenmesini engelleyemediği sürece aklı kemerinin altında olan ve şimdilik erkek sınıfına sokulan canlı türleri tarafından yanlış anlaşılacaklar.

 

Ve biz erkekler;

Arkamızı toplayan, hayatımızda bir çok şeyi bizim ruhumuz bile duymadan tamamlayıp eksiklik hissetmemizi engelleyen kadınları kendimizle bir tutmadığımız sürece hiçbir ortamda adaletten ve eşitlikten bahsedemeyiz. Hepsinden önemlisi fizyolojik yapısı bize benzeyen ama aklı kemerinin altında olan canlı türlerine insan muamelesi yapmayıp dışlayarak yok etmezsek bu kavgayı biz de kaybedeceğiz. Kaldı ki Orta Asya’da yaşadığımız dönemde erekler savaşa gittiğinde devleti yönetip koruyan kadınlar mı aciz, güçsüz ve beceriksiz?

Çınar ağaçları fırtınalar yüzünden devrilmez. İçinde yaşayıp onu kemiren böcekler yüzünden devrilir.

Ve şu aklı kemerinin altında olan canlı türlerini de insan olarak görmememiz gerektiğinin bilimsel açıklaması da şu:

Aklı başında olan canlı türüne insan denir. Aklı başında değilse insan değildir. Artık bu canlıların türlerini de hep beraber belirleyip izole edelim.

 

07.03.2016

Bu yayını değerlendirin
Bu yayına toplam: 1 kişi puan verdi. Puan ortalaması: 5
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
HEP UÇKUR - 15 Ağustos 2017
HAYVAN SEVGİSİ VE ÇİP - 11 Temmuz 2017
TAPINAK İMAMLARI - 22 Mayıs 2016
KALÇA MI? IQ MU? - 7 Mart 2016
ÖZGÜR MÜSÜNÜZ? - 29 Şubat 2016
ASALIM GİTSİN - 21 Şubat 2016