FRM TV

İLİŞKİ ABİLERİ !

Ayhan Oytun

Ayhan Oytun

FRM TV' de yazar

İki erkeğin laf arasında konuyu karşı cinsten açması ve bunun üzerinden yürüyüp dedikodu yapması bizler kadar, kadınlar içinde gayet olası bir durum. Birilerini birilerine yamamak, yakıştırmak, biraraya getirmek için çaba sarfetmek belli ölçülerde oldukça kabul edilesi bir yaklaşım biçimi. Ama abartı yapıp mubalağa ile beslenen de bir o kadar fazla. Mesela benim oturduğum ilçedeki apartman yakınlığı nedeniyle genelde üniversite öğrencilerinden oluşmakta. Çevremde de bununla paralel bu fırsatı avantaja çevirmem gerektiğini söyleyen bir o kadar da insan bulunmakta. Bu işlerin peynir – ekmek yemek kadar kolay olacağını düşünüyor olacaklar ki ‘ben senin yerinde olsam hemen tavlardım’ gibi ergen ya da ‘ahh ulan şimdi genç olacaktım’ ile başlayan ve klasikleşen büyük ağabey cümlelerini duymaktan gınağ geldiğini belirtmeden geçemeyeceğim. Hayır 20 yaşındaki genç bir kızın çevresinde bir dünya tiki giyimli, baklava göbekli, bebeto suretli sakalı yeni terlemiş oğlan varken bizim gibi 35 lik delikanlıları niye yanında taşısın ? Diyelim ki taşıdı ya da bir şekilde sen ona taşındın aradaki kuşak farkı, düşünce farkı, mantık farkı, o farkı , bu farkı… Belli bir yaştan sonra gürültüyü patırtıyı kafa kaldırmazken ve akabinde sakin bir hayatı arzularken, bir kere sen onun enerjisine nasıl ayak uyduracasın ? Olmayacak duaya amin denilmez… Hadi dedin diyelim nasıl idame ettireceksin bu vaziyetleri ? Konumuz da bu değil zaten ama yüzelsel geçmekte fayda gördüğüm için bir virgül koyup yazma gereği hissettim. Asıl konumuza dönecek olursak bizlerden yaşca büyük abilerimiz hani yanından, yörenden alımlı çalımlı bir bayan geçtiğinde ”birde genç olacaksın bunları tuttuğun gibi koparacaksın” edalarındaki tavırlarla ne kadar yoldan çıkarmaya çalışsalar da sen tüm bunları kulak arkası yaparak direksiyon hakimiyetini de bu adamların rüyalarındaki fantazilerine de teslim etmeden yolunda ilerlemeye devam edeceksin ! Bu iş öyle kabak tadı vermeye ve yanlış anlaşılmaya başlamıştır ki artık karşı cinsle olan sıradan sohbetlere dahi ‘ohoo hadi iyisin’ denilerek oradan da bir vazifeye teşvik primi çıkaracaklardır. Hele ki birde aranız biraz da iyiyse hemen sevgili etiketi yapıştırmayı da ihmal etmeyeceklerdir ! Aslında madalyonun öteki yüzünden bakacak olursak hala karşı cins için iç geçirip de ben genç olacaktım diyen abi ve amcaların aslında gençlik yıllarında bu işlerde hep yarım kalmış ve doyuma ulaşamamış oldukları görülecektir ! Tabii o zamanki şartların da bunda etkisinin olduğu da yadsınamaz bir gerçektir ! Sevgili bile olmanın, el ele, kasıla kasıla bir yerlere gitmenin bile lüks olduğu o zamanları aklımıza getirirsek şimdiki ilişkilerin eskiye göre daha rahat ve hızlı aktığı da apaçık ortaya çıkacaktır. Birkaç sene önce üst katımda oturan öğrencinin aşure yapıp getirmesini anlattığımda fırsata dönüştürmeyi telkinleyen ve ooo hadi iyisin diyenlerin sayısı hiç de azımsanmayacak kadar halliceydi. Kültürümüzün icap ettiği değerlerlerce eve misafir ya da komşu vasıtasıyla tabak içindeki ikramlara aynı şekilde cevap verilmesi gerektiği öğretildi büyüklerimizce. Bende hep elimden geldiği kadar o tabağın içine ne edip yapıp birşeyler koyarak cevap vermeye yeltenmişimdir işte gücüm yettiğince… Valla iş atmak için değil ! Ama vaziyeti bu şekilde bir arkadaşına laf arasında bahsettiğinde ne kadar anlatırsan anlat yine de anlamamakta ayak diretenler de olmuyor değil. Hatta bunun adı işi pişirmek oluyor, kız senden hoşlandığı için o ikramı yapmış oluyor, benim buna karşılık onu eve kahveye çağırmam gerektiğinden falan gem vuruluyor… Sanırsın ki eski zamanların emek güden o engebeyle dolu aşk ilişkilerini bunlar yaşamamış. Meğersem ki o bastırılmış duyguları şimdi bir fırtına almış… Hem bizim zamanımızda böyle değildi deyip saygı,sevgi,emek,aşk gibi meşakatli ilişkileri yüceltecek, bununla övünecek ve zamane gençlerinin nasıl da bozulduğuyla dertleneceksin sonra tutup da ”ben senin yerinde olsam” diyerek vaziyeti minimum değerlere indirgeyip nefes alsın yeter boyutuna kadar da düşüreceksin… Sonra; Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi adama…

0
BU YAZIYI SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
İŞLER GÜÇLER… - 21 Kasım 2017
GÜZ - 5 Ekim 2017
FARKINDA MISINIZ ? - 29 Ağustos 2017
BİLİM’KURGUSAL’ - 23 Ağustos 2017
Edep-i Adap Kadını ! - 4 Ağustos 2017
“SİZ” - 27 Temmuz 2017
İLİŞKİ ABİLERİ ! - 10 Temmuz 2017