FRM TV

Edep-i Adap Kadını !

Ayhan Oytun

Ayhan Oytun

FRM TV' de yazar

‘Bir bayanla nasıl konuşulması gerektiğini bilmiyorsun’ diyerek keskin cümleler kullanıp çizgiler, setler, hatta sınırlar çekerek adap dersi sunan bir kadını başka bir ortamda bayağı, lakayt ve ağzı kulaklarında olarak görmek nasıl bir halet-i ruhiye hissetiririr insana ? Bak yine tersim döndü gibi makul kabul cümlelerinden, ahanda yine olağan düzeni bozup şaftım kaydı gibi argo kelimelere doğru şaşırarak ilerlemenin temellerini attırmaya sürüklemez mi er kişi olana ? Nedenimiz de sensin sonucumuzda, terazinin dengesini bozup düzgün işleyen motorun dişlilerini de kırıp bu çarkın sağlıksız dönmemesini sağlayan da sen…
Jargon olarak argo tamam da şimdi bunu söyleyen kadın hiç mi argo kelime konuşmamış ömrü hayatı boyunca ? Şimdi sen sevgili ya da çok yakın arkadaş grubunun bulunduğu böyle ortamlarda ses çıkarmıyorsan üzerine birde hani şu senin sinir olduğun ve tahammül bile edemediğin davranışlara gülüp eğlenip, diğer taraftan da söz konusu başkaları olunca mod değiştirerek kadının olduğu ortamlarda erkek nezaketinden gem vuruyorsan billahi de sen türünün en tehlikeli davranışlarını sergiliyorsundur. Adamı susuz götürüp, yine susuz getiren ve parmağında oynatabilen ender politik dil ve uslubu kusursuzca tamamlıyorsundur. Vallahi bravo ! Adam seçmek tamda böyle olur. Bukalemun bile girdiği ortamlarda renk değiştirip bu tavrı ve uslubu kimseden saklamıyorken sense ahkam kesip bu tarafa edep dersi vererek sırtını dönüyor sonra da öteki tarafa yüz çevirip tükürdüğünü bal gibi de yalıyorsun… Bu sağ gösterip soldan vurma vaziyetleri ile Nuri Alço’nun bulunduğu ortamda karşısındakine kibarca yaklaşıp ilerleyen saatlerde gazozuna ilaç atmak arasında da ne yazık ki pek bir fark bulunmuyor. Zafere giden her yolun mübah sayıldığı ve insanların nasıl da kendi emel ve çıkarları uğruna başkalarını kolayca kandırıp aldatabildiğini hatırlatıyor. En azından ikili ilişkilerimizde daha hassas, ve daha dürüst olabiliriz. Bir olguyu ya seviyoruzdur, ya da sevmiyoruzdur. Arafta kaldığımız durumlar da zaman zaman olabilir. Ama içinde bulunulan olguyu önce kesin bir dille red edip akabinde farklı kişilere göre tekrar harmanlayıp kabul ediyorsak ortada büyük bir sıkıntı var demektir. Mevlana kaç asır önce boşuna dememiş ”Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” diye. Ama bu sözünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen bizler ne olduğumuz gibi görünebilmişiz ne de görünebildiğimiz gibi olmuşuz… Zamana, mekana, mevkiye ve en çok ta kişilere göre hep farklı farklı maskeler takıp değişkenlikler göstermişiz de bir kendimiz gibi olamamışız ne yazık ki…

0
BU YAZIYI SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
GÜZ - 5 Ekim 2017
FARKINDA MISINIZ ? - 29 Ağustos 2017
BİLİM’KURGUSAL’ - 23 Ağustos 2017
Edep-i Adap Kadını ! - 4 Ağustos 2017
“SİZ” - 27 Temmuz 2017
İLİŞKİ ABİLERİ ! - 10 Temmuz 2017